Bir önceki yazıda, Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sezona hangi oyunlarla başlayacağını yazmıştım. Devlet Tiyatroları basın bültenini yayınlayınca bir yazı daha kaleme almak şart oldu. Artık elimizde Ekim ayına dair ayrıntılı bir liste ve hangi oyunların devam edeceğine dair bilgiler var. Çok fazla bekletmeden yeni bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

“Teneke”, “Kösem Sultan”, “Ramiz ile Jülide”, “Para”, “Sarı Naciye”, “Nalınlar”, “Hayvan Çiftliği”, “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye” ve “Mevlana-Aşk Barış Çığlığı” oyunları üstüne ne beklediğimizden bahsetmiştik. Ancak Devlet Tiyatroları bu yılın ilk ayında sadece bu oyunları değil daha pekçok oyunu gösterime koyma kararı almış. Tiyatroseverleri fazlasıyla heyecanlandıran bu gelişme bakalım nasıl sonuçlar verecek?

Yeniler

22 Ekim Salı günü Hüseyin Alp Tahmaz’ın yazdığı ve Volkan Özgömeç’in yönettiği “Nereye” oyunu sahneye konacak. Oyun sezona Küçük Tiyatro’da başlıyor. Birkaç sene önce Diyarbakır DT’nin repertuarında bulunan oyun, Avrupa’ya kaçak göçmen olarak gitmek üzere kapalı kamyon kasasında yola çıkan insanların trajikomik öyküsünü ele alıyor. Oyunun başrolünde Behzat Ç ve Unutma Beni gibi yapımlarda da birkaç bölüm rol alan Bülent Çiftçi, ve Ben Ödüyorum ve Venedik Taciri oyunlarından tanıdığımız Şevki Çepa var. Çepa iki oyunda da vasat bir performans sergilemişti. Bu oyunda komedi sahnelerindeki abartılı oyunculuğunu artık bir kenara bırakmış ve daha olgun bir oyunculuk sergileyeceğini ümit ediyorum. Oyunun ışık tasarımı ise Zeynel Işık’a ait. Her oyuna olduğu gibi bu yapıma da fark yaratacak bir imza atacağını düşünüyorum.

Bu sezonun sürprizlerinden biri de 22 Ekim Salı günü Akün sahnesinde sezonu açacak olan “Çalıkuşu”. Reşat Nuri Güntekin’in önemli eserlerinden biri olan ve her dönem popüler olan yapımı Halil Akarsu yönetiyor. Bugünlerde televizyon dizisinin de başladığını göz önüne alınca oyunun koltukları her gün dolduracağını söylemek herhalde yanlış olmaz. Oyunun künyesini incelediğimizde ilk göze çarpan isim Emre Erçil. Geçen sezonun en büyük hayal kırıklıklarından Hürrem Sultan’da belki de tek iyi performansı sergileyen tecrübeli oyuncunun yanında Meltem Baytok’u da görüyoruz. Bakalım bizi nasıl bir Feride performansı ve nasıl bir oyun bekliyor?

22 Ekim tıpkı sezon açılışı gibi yeni oyunların boy göstereceği bir gün olacak. O günün bir diğer eseri de Ergün Uçucu’nun yazıp yönettiği “En Son O Gitti (Kiraz ile Mestan)”. Daha doğmadan birbirine gönül vermiş iki aşığın destanını şarkılı, türkülü ve masal havasında anlatan oyun muhteşem kadrosuyla da fazlasıyla çekici duruyor. Fosforlu Cevriye’deki unutulmaz Barba ve Kantocu’da muhteşem bir performans sergileyen Engin Uçucu, Fosforlu’nun muhteşem kantocusu Nermin Uğur ve yine aynı oyunda işçi rolü ile harikalar yaratan Ali Hakan Beşen oyunda başrolü çekecek. Saydığım isimler de bizi yine eğlenceli bir oyunun beklediğinin işaretçisi gibi duruyor. Sezonun en eğlenceli oyunlarından biri olabilir.

22 Ekim Salı yeni oyunlar çok fazla

22 Ekim’in son prömiyer yapan oyunu ise Tarık Buğra’nın “Bir Ben Vardır Bende Benden İçeri”… Oyunun özetini DT kendi sayfasında şöyle yazmış:
“Sormuşlar Dervişe,
Hayat nedir?
Demiş ki Derviş;
Hayat, gelip geçen bir gölgedir, hayat bilmecedir.
Attığın her adım bir hece, çözene gündüz, çözmeyene gece.
Peki sevgi nedir?
Derviş;
Gönül sevdiğini bulmuş ise başkasını anar mı hiç
SEN VE BEN gafletini aşıp BİZ olanların yazıyorsun böyle?
Derviş cevap verir:
Aklımda sevdiğim olunca kelimeler gökten düşüyor yüreğime.
Evreni tanımak istiyorsan onu yeniden içinde kurman gerek,
Yunus gibi…”
Oyunu Bursa DT’nin oyunu Karı Koca Arasında Ufak Tefek Cinayetler’in yönetmeni Mustafa Kurt sahneye koyuyor. O oyundaki zaman zaman tempoda yaşanan aksamalar ve temayı ön plana çıkarmada yaşanan sorunlar umarım bu oyunda karşımıza çıkmaz.

Geçen sezondan kalanlar

Ekim ayında geçen sezondan tanıdığımız oyunlar da izleyici ile buluşacak. Kenan Işık’ın yönettiği ve durağan temposu ile zayıf bir oyun olan “Aşk Hastası” 16 – 27 Ekim arasında Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde olacak. Geçen sezonun son döneminde gösterime giren ve oyunculuk performansları ile büyük hayal kırıklığı yaratan Aklımdaki Kadınlar ise 16 – 20 Ekim tarihlerinde Şinasi Sahnesi’nde sergilenecek. Vladlen Alexandrov’un yönettiği ve Olcay Kavuzlu’nun yine harikalar yarattığı Ben Ödüyorum 16 – 20 Ekim tarihlerinde Küçük Tiyatro’da sahnelenecek.

Yüksek temposu ve derinlikli konusu ile Dolores Claiborne da aynı haftada Akün Sahnesi’nde sezona merhaba diyecek. 16-20 Ekim haftasını geçen sezonun oyunlarına ayıran Ankara DT’nin bir diğer oyunu “Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun” ise geçen seneki gibi Altındağ’da oynayacak. Yastık Adam gibi bir başyapıtı sahneye koyan İlham Yazar’ın müthiş soundtrack’e sahip oyunu Jerry ve Tom 23-24 ve 26 Ekim’de, Ayşe Emel Mesci’nin savaş karşıtı oyunu “Cesaret Ana ve Çocukları” ise 30 – 31 Ekim’de İrfan Şahinbaş’ta boy gösterecek. Bu ayın son oyunu ise kesinlikle kaçırılmaması gereken bir başyapıt; Nehir. 16 – 26 Ekim’de Oda Tiyatrosu’nda yer alacak bu yapımı mutlaka izleyin.

İyi bir başlangıç

Devlet Tiyatroları son yılların en iyi başlangıcını yapıyor. Bu tartışmasız bir gerçek. Oyunlarda Türk yazarların eserlerine yönelik tercih dikkat çekiyor. Sezonu değerlendiren yazılardaki “gericilik” kaygısı elbette ki önemle üstünde durulması gereken bir nokta. Ama bu ayın sonuçlarını görmeden bu noktada kesin kanıya varmak pek de mümkün değil. Devlet Tiyatroları’nın Ekim ayı repertuvarı bir turnusol niteliğinde. Türk eserlerinin ön plana çıktığı dinamik bir sezon mu yoksa Neo-Osmanlıcı bir sezon mu bizi bekliyor? Bu sorunun yanıtını Kasım’ın başında öğrenmiş olacağız. Başka bir yazıda buluşmak dileğiyle hoşçakalın.

Redaksiyon: Dilara Şen

Bu yazı 30 Eylül 2013 tarihinde İnsan Haber’de yayınlanmıştır.