Sanatların sanatı tiyatro… Bir aydınlanma şöleni…

Ankara Devlet Tiyatrosu 2013-2014 sezonu perdelerini her yıl olduğu gibi 1 Ekim’de açıyor. Yine pekçok yeni oyunun sergileneceği, yine pekçok sahnede kendimizden öyküler bulacağımız coşku dolu maraton başlıyor. Soğuk Ankara gecelerinde tiyatro öncesi içilen kahveler ve çok da üşümeden eve gitme gayreti de bu yolculuğun şüphesiz en keyifli anları yine…

İki üç yıldır; Kapanacak mı? Özelleşecek mi? Sahneleri kayıp mı edeceğiz?

İşte bu cümlelerle giriyoruz yeni sezona… Ekim ayının programı aşağı yukarı belli oldu. Oyunlara dair çok şey konuşacağız öyle gözüküyor ama peşinen şunu söylemek gerekli. Devlet Tiyatrosu neredeyse oyun çeşitliliği bakımından A’dan Z’ye değişmiş. Bu değişimin olumlu olup olmadığını elbette zaman gösterecek. Bakalım bizi bu yıl hangi oyunlar bekliyor?

Sarı Naciye

Sarı Naciye… Oyun sezonun ilk haftasında Akün sahnesinde sergilenecek. Recep Bilginer’in yazdığı ve daha önce Tekin Akmansoy başta olmak üzere pekçok ekip tarafından sahnelenen Sarı Naciye’nin müziklerini Can Atila yapıyor. Hürrem Sultan gibi kötü bir oyunu müzikleri ile belli bir standartın üstüne taşıyan Atila oyunda ilk dikkat çeken unsur bile diyebilirim. Yönetmen koltuğunda ise Zafer Kayaokay’ı görüyoruz. Ondan bir oyun izlemek de ayrı bir heyecan unsuru. Peki oyunun kadrosunda kimler var? Başrolde Feray Darıcı’yı görüyoruz.

Konya DT’den şehrimize transfer olan Darıcı, Fosforlu Cevriye’deki performansı ile tanındı. Yerden yere vuran da, göğe çıkaran da oldu. Gülriz Sururi’nin ilk görüşte “İşte aradığım Cevriye!” diye seçtiği Darıcı’nın bu oyunda nasıl bir performans sergileyeceği merak konusu. Bu arada araya parantezle şunu da ekleyelim. İlk gelen bilgilere göre Fosforlu Cevriye bu sezon Devlet Tiyatroları’nda sahnelenmeyecek. Geçen sezonun iyi oyunlarından Dolores Claiborne’da kızı oynayan Deniz Gökçe Kayhan da oyunun bir diğer dikkat çeken ismi. Kayhan aynı zamanda oyunun yönetmen yardımcısı. Danslı, müzikli ve kalabalık kadrolu oyun bu sezon kapalı gişe oynayacak oyunlardan biri gibi duruyor.

Altındağ Tiyatrosu’nun perdelerini açacağı oyun ise Necati Cumalı’nın eseri Nalınlar. Murat Volkan Benli’nin yönettiği oyun şimdilik en bilinmeyen yapım gibi duruyor. Altındağ Tiyatrosu’nda olması bir handikap ama sürpriz de yaratabilir. İlk tercih edeceğim oyunlardan biri olmayacağı kesin gibi.

Büyük Tiyatro bu sezon 4 Ekim’de izleyiciye merhaba diyecek. Yaşar Kemal’in oyunu Teneke… Teneke’nin yönetmeni Gürol Tonbul. Işık tasarımı ise DT’nin bence en büyük yıldızı Zeynel Işık’tan. Çok vasat oyunu bile belli bir çizginin üstüne çıkardığını Aklımdaki Kadınlar’da gördük. Kadroda Şahin Ergüney ve Çetin Azer Aras’ı görmek ise ayrı bir heyecan unsuru. Oyun bu sezonun iyi potansiyele sahip yapımlarından.

Kösem Sultan çok iddialı

Ve Kösem Sultan… Bu sezonun en iddialı yapımı bile diyebiliriz. Çok büyük bir prodüksiyon ve dev bir kadro. Oyun Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde başlayacak sezona. Bir sezonluk bir aranın ardından Elvin Beşikçioğlu’nu yeniden izleyecek olmak büyük bir şans. Cast listesinde hemen altında Mithat Erdemli’yi görüyoruz. Geçen sezon pek karşılaşamadığımız Erdemli yine sahnede harikalar yaratır diye düşünüyorum. Eray Eserol ismi de bir diğer çekicilik unsuru. Oyun hiç şüphesiz bu sezonun en çok konuşulacak oyunu olacak. Ancak yönetmen koltuğunda Murat Atak ismini görmek oyuna dair en büyük soru işaretim.

Sıra sezonun en çok tartışılacak oyununda… Para… Devlet Tiyatroları’nın kemik kitlesi oyunun yazarı olarak Necip Fazıl’ı görünce bir önyargı ile oyuna yaklaşabilir. Ama gerçek sanatseverlerin Necip Fazıl oyununu perdede izlemekten keyif alacağını düşünüyorum. Siyasi otoritenin sanatın içinde çeşitli hamleler yapması ve repertuarı iğdiş etme çalışmasının karşısında çok sert bir şekilde durulmalı, ancak farklı bakış açıları geliştirecek olan kişilerin de eserlerinin sergilenmesine itiraz edilmemeli kanaatindeyim. Oyunun kadrosuna bakınca Devlet Tiyatrosu izleyicilerinin yakından tanıdığı isimleri görmek mümükn. Fosforlu Cevriye’de muhteşem bir performans sergileyen Kader İlhan ve Zeynep Aytek bunlardan sadece bir ikisi. Merak ettiğim oyunlardan… Oyun Küçük Tiyatro’da sergilenecek.

Ve diğerleri…

Semih Sergen’in yönettiği Mevlana-Aşk ve Barış Çığlığı ise Oda Tiyatrosunda sezonu açıyor. Oyunda başrol de Semih Sergen’de. Bu oyun hakkında da şu anda çok fazla şey söylemek mümkün değil. Ancak Mevlana-Aşk ve Barış Çığlığı konusunda çok da ümitli olmadığımı söylemeliyim.

Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye ise Devlet Tiyatroları’nın en özel sahnelerinden Stüdyo Sahne’de izleyiciyi karşılıyor. Oyunun yönetmeni Murat Çidamlı. Geçtiğimiz sezon gösterilen Yosunlar’da hayal kırıklığı yaratsa da bu oyundan çok ümitliyim. Oyun metninin yazarı Türk edebiyatının büyük ustası Sait Faik Abasıyanık. Oyunlaştıran ise Türk tiyatrosunun en önemli isimlerinden Savaş Dinçel. Bu oyunun da ışık düzeni Zeynel Işık’a ait. Yapımın başrolünü Erdinç Doğan ve Özgür Avcu paylaşıyor. Ben sezonu bu oyunla açıyorum. Bu yılın sürpriz oyunlarından biri, hatta bir klasik bile olabilir.

Stüdyo Sahne’nin kapı komşusu İrfan Şahinbaş 2 Ekim’de sezonu Hayvan Çiftliği ile açıyor. Geçtiğimiz yıl Cermodern’de Erdal Beşikçioğlu’nun yönettiği oyunu bu sene Devlet Tiyatroları da repertuarına eklemiş. Ankaralılar kısa sürede oyunun iki farklı yorumunu izleyebileceği için şanslı. DT versiyonunda oyunu Barış Erdenk yönetiyor. Gidip görmeli.

Geldik bu sezonun açılış haftasındaki son yeni oyuna. Ramiz ile Jülide. Sezonun bir diğer yerli oyununu yöneten Ali Hürol. Refik Erduran’ın yazdığı ve daha önce sahnede pekçok farklı yorumunu izlediğimiz eser de senenin merak edilenleri arasında.

İlk hafta neler var?

Devlet Tiyatroları ilk haftaya olmasa da repertuara geçen seneden 7 oyun taşıyor. Kerbela, Aklımdaki Kadınlar, Cesaret Ana ve Çocukları, Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun, Nehir, Dolores Clairborne ve Keloğlan Keleşoğlan.

Kaçırdıysanız Nehir ve Dolores Claiborne’u ilk fırsatta izleyin. Ancak diğerleri geçen sezonun vasat oyunlarıydı bunu da söylemeden geçmeyelim. İlerleyen haftalarda geçen sezondan bazı oyunları yine görebiliriz. Yastık Adam, 33 Varyasyon, Cyrano de Bergerac yeniden izlemek istediğimiz oyunlar.
Ancak Bir Delinin Hatıra Defteri ve Fosforlu Cevriye bu sezon çok büyük ihtimalle olmayacak bunu da hatırlatalım.

Devlet Tiyatroları yazının başında da dediğim gibi çok farklı bir tempo ile açıyor sezonu. Turne ile gelen oyun yok, dokuz da yeni oyun ilk hafta izleyici ile buluşuyor. Shakespeare ve Çehov haftası gelene kadar bu oyunları izlemeli ve değişimi anlamaya çalışmalıyız. İlerleyen haftalarda izlediğim oyunlar hakkındaki yazılarda görüşmek dileğiyle. İyi seyirler…

Perde açılıyor… Ve oyun başlıyor.

Redaksiyon: Dilara Şen

Bu yazı 27 Eylül 2013 tarihinde İnsan Haber’de yayınlanmıştır.